Kanser hastalarına tedavi eziyeti.

29.06.2025
A+
A-

Tedavi eziyeti de ne demek demeyin. Eğer, 32-33 derece sıcaklığın olduğu bir ortamda kemoterapi (kanser) ilaçlarının da etkisiyle terliyorsanız o tedavi şifadan ziyade eziyete dönüşmüş demektir. 
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde Çalışmayan Klimalar yüzünden Kemoterapi Hastaları, Tedavi alanında 32 -33 Dereceyi bulan hatta üzerine çıkan Sıcaklıkta, Hayatla Mücadele Ediyor, İlaçlar Risk Altında, Bayılmalar Yaşanıyor ve Personel Kan ter içerisinde çalışıyor ve Çalışmayan Havalandırma Sistemi Yüzünden Kemoterapi Mağduriyetine dönüşüyor.

Uzun süredir çalışmayan klimalar, özellikle kemoterapi gibi ağır tedavi gören hastalar ve çocuk hastanesindeki çocuklar için tahammül edilemez bir duruma gelmiş, sağlıklarını, tedavi süreçlerini ve hatta ilaçların bozulma ihtimali ile etkili tedavi almalarını engellemekle kalmayıp hayatlarını doğrudan tehdit etmekte.

Kemoterapi ünitelerindeki sıcaklığın 32 derecelere ulaştığı bilgisi, durumun vahametini gözler önüne sermekte. Oysaki kemoterapi ilaçlarının hazırlandıktan sonra 25 derece altında korunması ve uygulanması gerekli. Sadece Kemoterapi ilaçları değil, hastalarda istenmeyen durumların engellenmesi için kullanılan ön tedavi ilaçları dahi kendi rehberlerinde özellikle “25 derece altında saklanmalıdır” diye belirtilmiştir.

Edinilen bilgilere göre, hastanenin kemoterapi üniteleri ve ilgili servisler dahil olmak üzere birçok bölümünde klima sistemleri haftalardır devre dışı durumda. Yönetim çözüm üretmediği gibi, üretilen çözümleri de dikkate almamaktadır.

Çocuk hastanesinde benzer sıkıntı nedeni ile bir hayırsever klima bağısı yapmış ancak hastane yönetimi elektrik altyapısının yetersiz olması nedeni ile bu klimaları da devre dışı bıraktırmışlardır.

Sadece Berna Türek Kemoterapi Merkezi, Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi, Çocuk Hastanesi değil hastanenin birçok yerinde yaz sıcakları ile benzer şikayetler artmış, bu durum ile ilgili yönetime çok kez Birlik Sağlık Sen olarak bildirim yapılarak çözüm istenmiş ancak herhangi bir çözüm ortaya konmamıştır.

2022 yılında bir Hemşirenin CİMER’e şikayetine verilen cevapta “Başvurunuzda bahsetmiş olduğunuz konu hakkında yeni soğutma gruplarımı alımı için keşif çalışmalarına başlanmıştır”

Denilmesine rağmen aradan geçen 3 yılda değişen bir şey olmamıştır.

Bağışıklık sistemleri zayıflamış hastalarda, bulantı, kusma ve yorgunluk gibi yan etkilerin yanında sağlık çalışanları bütün kış mont ile, yazında kan ter içinde çalışmaları ne insani, ne de vicdanidir.

Aşırı sıcak ve nem, bu hassas hastaların vücut ısı dengesini bozmakta, dehidrasyon riskini artırmakta, enfeksiyonlara karşı daha da savunmasız hale gelmelerine de neden olmaktadır.

Edindiğimiz bilgilere göre, bu dayanılmaz sıcaklıklar nedeniyle kemoterapi alan bazı hastaların tedavi sırasında fenalaştığı ve bayılma vakalarının yaşandığı da bilgiler dahilinde.
Maalesef son yıllarda özellikle üniversite hastanelerimizin yönetimlerinde çok büyük problemler yaşanmaktadır.