BU TOPLU SÖZLEŞME KAZANIM DEĞİL, TARİHİ BİR KAYIPTIR !!!

📍 Birlik Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kucur’dan 8. Dönem Toplu Sözleşme’ye sert tepki
8. Dönem Toplu Sözleşme süreci sona erdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın kamuoyuna açıkladığı 369 maddelik kazanım listesi üzerinden tartışmalar devam ederken, özellikle sağlık çalışanlarını yakından ilgilendiren maddeler kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Birlik Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kucur, sözleşmenin “kazanım” olarak değil, aksine “tarihi bir kayıp” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Bu Tiyatronun Sonunu En Baştan Biliyorduk”
“Bir toplu sözleşme tiyatrosunun daha sonuna geldik” diyen Kucur, şöyle konuştu:
“Sayın Bakan, 369 maddelik kazanımdan söz etti. Ancak biz Birlik Sağlık-Sen olarak daha önce hem videolarla hem de basın-yayın organları ve sosyal medya mecralarımızda bu sürecin nasıl işleyeceğini, nasıl sonuçlanacağını kamuoyuyla paylaşmıştık.
Her ne kadar tüm kamu görevlileri için 365 kazanım, sağlık camiası özelinde ise 28 ‘dev kazanım’ elde edilmiş gibi lanse edilse de, biz bu sürecin bir kazanım değil, tam aksine tarihi bir kayıp olduğunu düşünüyoruz.”
“Sağlık Çalışanları İçin Tarihte Bir İlk Yaşanıyor”
Kucur, toplu sözleşmeyle birlikte sağlık çalışanlarının tarihinde görülmemiş adaletsizliklere maruz kaldığını şu sözlerle anlattı:
“Tarihinde ilk defa hemşire arkadaşlarımız, temizlik personelinin altında maaş almıştır.”
“Tarihinde ilk defa bir hekimin mesai ücreti, temizlik personelinin %250 oranında altında kalmıştır.”
“Tarihinde ilk defa, Merkez Bankası’nın tahmini enflasyon oranlarının bile altında zam teklif edilmiştir.”
“Ve tarihimizde ilk kez memura, taban aylığına günlük sadece iki ekmek alacak kadar bir zam önerilerek, adeta sadakadan bile az bir teklif sunulmuştur.”
“Sözde Kazanımlar Kâğıt Üzerinde Göz Boyamaktan İbaret”
Bakanlık merkez teşkilatında çalışan genel idari hizmetler, sağlık hizmetleri ve teknik hizmetler sınıfına mensup personelin ek ödemelerinin artırımlı ödenmesine dair maddelerin ayrı ayrı sıralanarak çok sayıda kazanım varmış gibi gösterildiğini belirten Kucur, şunları söyledi:
“Neredeyse ülkemizin tüm sağlık kuruluşlarında görev yapan personel, halihazırda ek ödemeleri tavandan alamadığı için bu düzenleme büyük bir çoğunluğun işine yaramayacak.
Ayrıca burada bahsedilen artırımlı ek ödemenin miktarı da açıkça belirtilmemiştir. Bu oran %1 bile olabilir. Bunun neresi kazanım olabilir?
Kaldı ki, bu ek ödemelerin maddi getirisi iddia edildiği gibi dişe dokunur, anlamlı artışlar da sağlamayacaktır.”
“Sorumluluk Malum Sendikalardadır, Gereğini Yapacak Olan da Emekçilerimizdir”
Açıklamasının sonunda sürecin asıl muhatabının yetkili ama etkisiz sendikalar olduğunu vurgulayan Kucur, sağlık çalışanlarına şu çağrıda bulundu:
“Bugün geldiğimiz noktanın asıl sorumlusu, yıllardır masada olup da sahadaki gerçekleri görmeyen, emekçiyi yalnız bırakan malum sendikalardır.
Ancak bu durumu değiştirecek olanlar da yine sahada alın teri döken kıymetli kardeşlerimizdir.
Sessizliğe mahkûm edilen sağlık emekçileri artık uyanmalıdır. Çünkü hak, mücadele edilmeden kazanılmaz.”