YARGITAY’DAN MOBBİNG KARARI: “İSPAT %100 OLMASI GEREKMEZ”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş dünyasında devrim niteliğinde bir karara imza attı. Mobbingin (psikolojik taciz) doğası gereği gizli kapılar ardında yapıldığını kabul eden yüksek mahkeme, işçinin hak arama yolunu açarak “kesin delil” zorunluluğunu esnetti.

“Mobbing Gizli Yapılır, Tanık Bulmak Zordur”

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (Esas: 2021/12218, Karar: 2021/16601), mobbingin sistematik ve zamana yayılan bir süreç olduğunu vurguladı. Kararda, bu tür baskıların genellikle tanıksız ortamlarda gerçekleştiği, bu nedenle işçiden şüpheye yer bırakmayacak derecede kesin delil beklemenin “adaleti zedeleyeceği” belirtildi.

Sadece “Kuşku” ve “Emare” Yeterli Sayılacak

Yeni kararla birlikte mahkemelerin mobbinge bakış açısı değişiyor. Kararın can alıcı noktaları şunlar:

  • Emareler Yeterli: İşçinin, kendisine mobbing uygulandığına dair ciddi kuşku uyandıracak emareleri (belirtileri) mahkemeye sunması yeterli olacak.
  • İşçi Lehine Yaklaşım: Mahkemeler artık “Neden yazılı belgen yok?” veya “Neden tanığın yok?” diyerek davayı doğrudan reddedemeyecek.
  • Sistematik Süreç: İş yerindeki olumsuz uygulamaların bir bütün olarak işçi üzerinde oluşturduğu baskı, delil başlangıcı olarak kabul edilecek.

Mobbing Davalarında Yeni Dönem

Bu karar, mobbinge maruz kalan ancak “ispatlayamam” korkusuyla dava açamayan binlerce çalışan için umut oldu. Hukukçulara göre bu içtihatla birlikte:

  1. Hak arama süreci kolaylaşacak.
  2. Yargılamada “yüzde yüz kesinlik” yerine “vicdani kanaat” ve “olgu uyumu” öne çıkacak.
  3. İşverenlerin “gizli baskı” kurma imkanı daralacak.

Önemli Not: Yargıtay, bu kararıyla mobbingin sadece fiziksel veya yazılı bir saldırı değil, bir ruhsal aşındırma süreci olduğunu tescillemiş oldu.