DOĞRUYOL: “SAĞLIKTA KATSAYI ADALETSİZLİĞİ BÜYÜYOR”

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe konulan Bireysel Hedef Katsayısı uygulamasına sert tepki gösterdi. Doğruyol, yeni sistemin uzman hekimlerle profesörler arasında 10 katı aşan ek ödeme farklılıklarına yol açtığını, hekim dışı sağlık çalışanlarının emeğinin ise görmezden gelindiğini belirterek, “Sağlık hizmeti bir ekip işidir. Bir çalışanın emeğini ödüllendirirken diğerinin emeğini yok sayan hiçbir sistem adil değildir.” dedi.

“AYNI HASTANEDE, AYNI HİZMETE KATKI SUNAN ÇALIŞANLAR ARASINDA UÇURUM OLUŞTURULUYOR”

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, Sağlık Bakanlığının 1 Ağustos 2026 tarihinde uygulamaya koyduğu “Bireysel Hedef Katsayısının Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar” kapsamında sağlık çalışanlarının ek ödemelerinde ciddi dengesizlikler ortaya çıktığını ifade etti.

Yeni düzenlemeyle özellikle özellikli işlemler üzerinden yapılan performans ödemelerinde büyük farklılıklar oluştuğunu belirten Doğruyol, şunları söyledi:

“Bir hastanede aynı sağlık hizmetinin sunulmasına katkı sağlayan çalışanlar arasında bu derece büyük gelir farklılıklarının oluşturulması kabul edilemez. Bir uzman hekimin aldığı ek ödemenin 10 katından fazlasının bir profesöre ödenebildiği bir sistemde, adaletten ve hakkaniyetten söz etmek mümkün değildir.

Elbette hekimlerimizin, akademisyenlerimizin bilgi birikimi, tecrübesi ve sorumlulukları karşılıksız bırakılmamalıdır. Ancak akademik unvan, aynı hastanede görev yapan diğer çalışanların emeğinin değersizleştirilmesine gerekçe olamaz.”

“DÖNER SERMAYE HAVUZU BİR GRUBUN AYRICALIĞINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ”

Döner sermaye ödemelerinin sağlık çalışanlarının ortak emeğiyle oluştuğunu vurgulayan Doğruyol, yeni uygulamanın hastanelerdeki iş barışını tehdit ettiğini belirtti.

“Bir hastanenin gelirini yalnızca ameliyatı gerçekleştiren hekim oluşturmaz. O hastanın ameliyata hazırlanmasından anestezisine, hemşirelik bakımından laboratuvarına, görüntüleme hizmetlerinden temizliğine kadar onlarca sağlık çalışanının emeği vardır.

Ancak bugün gelinen noktada, bazı özellikli işlemler üzerinden yapılan ödemeler nedeniyle çalışanlar arasındaki gelir farklarının aydan aya 2 ila 2,5 kata ulaşabildiği ifade edilmektedir.

Bir profesörün mesleki görevi kapsamında gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle çok yüksek ek ödemeler alması, buna karşılık aynı hizmetin sunulmasında görev alan diğer çalışanların çok daha düşük ödemelerle yetinmek zorunda kalması çalışma barışını zedelemektedir.

Döner sermaye havuzu, sağlık çalışanlarının ortak emeğinin karşılığıdır. Bu havuzdan yapılan ödemelerde adalet, şeffaflık ve hakkaniyet esas alınmalıdır.”

“HAYAT KURTARAN ANJİYO İLE DİĞER ÖZELLİKLİ İŞLEMLER ARASINDAKİ FARKIN GEREKÇESİ NEDİR?”

Uygulamanın yalnızca unvanlar arasında değil, tıbbi branşlar arasında da ciddi tartışmalara neden olduğunu ifade eden Doğruyol, işlemlere verilen katsayıların hangi objektif kriterlere göre belirlendiğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

“Bir tarafta insan hayatını kurtarmak için anjiyo yapan bir hekim, diğer tarafta özellikli işlem kapsamında yüksek katsayıdan yararlanan farklı bir branşın hekimi bulunmaktadır.

Anjiyo gibi hayati öneme sahip bir müdahalenin özellikli işlem farkından yararlandırılmadığı, buna karşılık bazı ürolojik işlemler için çok yüksek ödemelerin yapılabildiği yönündeki örnekler, sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Burada itirazımız herhangi bir branşın veya hekimin yüksek ücret almasına değildir. İtirazımız, aynı sağlık sisteminin içerisinde emeğin ve sorumluluğun birbirinden bu kadar farklı değerlendirilmesinedir.

Sağlık Bakanlığı, hangi işlemin neden özellikli kabul edildiğini, katsayıların hangi bilimsel ve objektif ölçütlere göre belirlendiğini kamuoyuna açıklamalıdır.”

“HEMŞİRENİN YAPTIĞI İŞLEMİN PERFORMANSI NEDEN HEKİME YAZILIYOR?”

Doğruyol, uygulamadaki en önemli adaletsizliklerden birinin de hekim dışı sağlık profesyonellerinin sistem içerisinde yeterince karşılık bulamayan emeği olduğunu vurguladı.

“Sağlık hizmetleri yalnızca hekimlerden ibaret değildir. Hemşirelerimiz, ebelerimiz, acil tıp teknisyenlerimiz, röntgen teknisyenlerimiz, sağlık memurlarımız ve diğer sağlık profesyonellerimiz sistemin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Bir hastanın damar yolunu açan hemşiredir. Hastanın başında saatlerce bekleyen, tedavisini uygulayan, hayati bulgularını takip eden yine hemşiredir. Acil müdahalede kalp masajı yapan, hastayı hayata döndürmek için mücadele eden sağlık çalışanlarımızdır.

Peki soruyoruz: Bu işlemleri fiilen gerçekleştiren sağlık profesyonellerinin emeği neden kendi performanslarına yansıtılmıyor? Neden yapılan işlemler üzerinden oluşan performans karşılığı, işlemi gerçekleştiren personel yerine ilgili hekime yazılabiliyor?

Bir çalışanın yaptığı işin karşılığının başka bir çalışanın performansına yansıtılması, emeğin adil değerlendirilmesi anlayışıyla bağdaşmaz.

Hekimlerimizin emeği ne kadar değerliyse hemşirelerimizin, ebelerimizin, teknisyenlerimizin ve diğer sağlık çalışanlarımızın emeği de o kadar değerlidir.”

“SAĞLIKTA EK ÖDEME SİSTEMİ AYRIŞTIRAN DEĞİL, BİRLEŞTİREN BİR YAPIYA KAVUŞTURULMALIDIR”

Sağlık çalışanları arasındaki gelir adaletsizliğinin motivasyon kaybına, kurumsal huzursuzluğa ve çalışma barışının bozulmasına neden olabileceğine dikkat çeken Doğruyol, Sağlık Bakanlığına çağrıda bulundu:

“Sağlık Bakanlığına açıkça sesleniyoruz.

Bireysel hedef katsayısı uygulaması bütün yönleriyle yeniden değerlendirilmelidir.

Uzman hekimlerle profesörler arasında ortaya çıkan aşırı ödeme farklılıkları makul ve hakkaniyetli seviyelere çekilmelidir.

Branşlar arasındaki katsayı farklılıkları bilimsel, objektif ve denetlenebilir kriterlere bağlanmalıdır.

Hekim dışı sağlık profesyonellerinin fiilen gerçekleştirdiği işlemler ve sunduğu hizmetler de ek ödeme sisteminde karşılık bulmalıdır.

Döner sermaye gelirlerinin dağıtımında bütün sağlık çalışanlarının emeği, sorumluluğu ve hizmete katkısı dikkate alınmalıdır.

Biz kimsenin aldığı ücretin düşürülmesini savunmuyoruz. Biz herkesin emeğinin karşılığını almasını istiyoruz. Bir meslek grubunun hakkını savunmak, başka bir meslek grubunun hakkını görmezden gelmeyi gerektirmez.”

“SAĞLIKTA ADALET OLMADAN SAĞLIKTA HUZUR OLMAZ”

Açıklamasının sonunda sağlık çalışanlarının birbirine rakip değil, aynı hizmetin ayrılmaz parçaları olduğunu hatırlatan Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, şu ifadeleri kullandı:

“Sağlık çalışanlarını birbirinden ayıran, birini diğerinden üstün gören, aynı çatı altında çalışan insanlar arasında ekonomik uçurumlar oluşturan uygulamalar sağlık sistemine fayda sağlamaz.

Unutulmamalıdır ki ameliyathanede cerrahın başarısında hemşirenin, anestezi teknikerinin ve diğer sağlık çalışanlarının emeği vardır. Acil serviste kurtarılan bir hayatta hekim kadar o hastaya müdahale eden sağlık ekibinin de alın teri vardır.

Sağlık hizmeti ekip işidir. Başarı ortaksa emeğin karşılığı da adil olmalıdır.

Birlik Sağlık Sen olarak talebimiz nettir: Ayrıcalık değil adalet, ayrıştırma değil hakkaniyet, çalışanlar arasında uçurum değil çalışma barışı istiyoruz.

Sağlıkta adalet olmadan sağlıkta huzur olmaz. Sağlık çalışanlarının emeğini yok sayan değil, bütün çalışanların alın terini koruyan bir ücret sistemi istiyoruz.”