Memur yoksul, asgari ücretli aç, emekli perişan.

TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon rakamlarına göre, Aralık ayı enflasyonu % 0.89. Bağımsız araştırma grubu ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu)’a göre ise, Aralık ayı enflasyonu yüzde 2.11 olarak açıklandı.
TUİK’e göre yıllık enflasyon %30.89, Bağımsız Araştırma şirketine göre yıllık enflasyon %56.14; aradaki fark neredeyse %100.
Vatandaş Hangi Enflasyona İnanacak?
Peki vatandaş, inandırıcılığını yitirmiş olan TÜİK’in %30.89 olan enflasyonunu mu? Ya da bağımsız araştırma şirketlerinin yaptığı ankete göre olan %56.14 lük enflasyona mı, ya da cebine, mutfağına yansıyan enflasyona mı inanacak?
TÜİK’in hesaplamalarının sahada gerçeklerle uyuşmamasının bedelini maalesef öncelikle aylığından başka geliri olmayan memur, emekli, işçi ve dar gelirli vatandaşlarımız ödemektedir.
“Maaş Zammı Memuru Yoksullaştırdı”
İçinde bulunduğumuz 2026 yılı Ocak ayından itibaren memur ve emekliye yapılacak olan %18.61’lik maaş zammı memur ve emekliyi sefalete sürükleyecektir. Verilen zamlarla memur yoksul, asgari ücretli aç, emekli ise yiyecek ekmeğe muhtaçtır. Verilen zamlarla işçinin memurun emeklinin alım gücü her geçen gün düşmektedir.
Eğer maaş artışları altına göre yapılmış olsaydı, işçi memur emekli bugün 2025 Ocak ayında alınan maaşın iki katını alacaktı. Eğer memur maaşlarını ENAG’ın enflasyonuna göre zam yapılsaydı işçi memur emekli 2026 Ocak ayında %56.14 zam alacaktı.
Vergi Dilimi ve “Haşlanan Kurbağa” Benzetmesi
Milyarlarca liralık vergi borçları silinen iş adamları varken, memurun vergi diliminin sabitlenmemesi memura verilen zamların artan vergi dilimlerinden dolayı kısa sürede geri alınması, kaşıkla verilip, kepçeyle geri almaya sebep olmaktadır.
Maalesef halkımızın başta tepki vermemek gibi her şeye alıştırılmış olması, soğuk suya atılıp, yavaş yavaş ısıtılarak kaynar suda haşlanan kurbağaya benzemektedir.
Toplu Sözleşme ve İtibar Vurgusu
2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem toplu sözleşme önceki toplu sözleşmelerde olduğu gibi hiçbir şey ifade etmemektedir. Sonuçta TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranında zam veriliyor. 2013 yılından bu yana yapılmış olan hiçbir toplu sözleşme reel enflasyonun üzerinde olmamıştır.
Memurun geçimini rahat sağlayamaması, memurun itibarını yok etmektedir. Memur soyut olan devletin somut varlığı olduğu için de, memurun şahsında devletin de itibarı zedelenmektedir. Memur ve emekliye acilen ek zam şarttır.
“Yoksulluk Sınırı Altında Maaş Olamaz”
Yıllar boyunca enflasyon altında alınan artışlar, kamu çalışanları ve emeklilerinin alım gücünü düşürmüş, kirasını ve faturalarını ödeyememe noktasına getirmiştir. Son bir yıllık sürede pek çok gıda ürününün %100 ve üzerinde arttığı ve bu ay içerisinde pek çok ürünün ücretinin de artacağı bugünden yapılmışken memur ve emekliye %18.61 zam vermek, ekonomik gerçeklerle uyuşmamaktadır.
Memura verilen zammı kısa sürede memurun cebinden geri alınmasına sebep olan, vergi dilimleri de %10 olarak sabitlenmelidir. Memurun maaşı yoksulluk sınırının altında, asgari ücret açlık sınırının altında ve en düşük emekli maaşı ise asgari ücretin altında olamaz. Olmamalıdır.
Yetkili Sendikalara Çağrı
Siyasetin emir eri olan sarı sendikalara diyoruz ki; Yetkili sendika başkanları, ellerindeki gücü, destek aldıkları partilerin ve kendi menfaat çıkarları için değil de, memurun düşen alım gücü için, düşük emekli maaşları için, seyyanen zamların emekliliğe yansıması için kullansaydı, işçi, memur, emekli bugün bu durumda olmazdı.
