Elinizi memurun cebinden çekin.

22.02.2026
A+
A-

Sadece memur değil; başta emekliler olmak üzere, işçi ve asgari ücretli de aynı dar boğazın içinde. Sabit ücretlilerin maaşları, enflasyon nedeniyle her geçen gün erirken alım gücü hızla düşüyor. Buna bir de TÜİK’in tartışmalı enflasyon rakamları eklenince, mağduriyet katlanılmaz bir hal alıyor.

Her Yıl Aynı Senaryo: Verilen Zam Ocak’ta Geri Alınıyor

Memur ve emekliler olarak her yılbaşında yaşadığımız o tanıdık senaryoyu, 2026 yılı Ocak ayında da aynen yaşadık:

  • Belirlenen Zam Oranı: %18.61 (2025 yılı ikinci altı aylık enflasyon baz alınarak).
  • Ocak Ayı Enflasyonu: %4.84.
  • Sonuç: Daha ilk aydan memurun cebinden yaklaşık %4’ü geri alındı.

Maalesef bu döngü hiç değişmiyor. Örneğin 2025 yılı başında da aralık ayı enflasyonu düşük gösterilmiş, hemen ardından ocak ayında yüksek enflasyonla zamlar geri çekilmişti.

Akaryakıt Zamları ve “Sıfır Zam” Gerçeği

Aralık ayında enflasyonu düşük göstermek için akaryakıta yapılan indirimlerin, maaşların belirlendiği 15 Ocak’tan itibaren yerini sağanak zamlara bırakmasını kim, nasıl açıklayabilir?

“Enflasyon oranında verilen zam, zam değildir. Enflasyon oranında verilen zam, sıfır zam demektir.”

Bu oranlar sadece maaşın alım gücünü koruma çabasıdır. Eğer açıklanan rakamlar gerçek hayatla uyuşmuyorsa, bu durum sabit ücretlinin her gün daha da fakirleşmesi anlamına gelir.

Taleplerimiz ve Çözüm Önerileri

Milyarlarca liralık vergi borçları silinen iş adamları varken, memurun ve işçinin artan vergi dilimleriyle ezilmesi kabul edilemez. 8. Dönem Toplu Sözleşme, yürürlüğe girdiği ilk aydan itibaren hükmünü yitirmiştir.

Acil olarak şu adımlar atılmalıdır:

  1. Vergi Dilimi Sabitlenmeli: Memur maaşlarından kesilen vergi dilimi %10 olarak sabitlenmelidir.
  2. Sözler Tutulmalı: 3600 ek gösterge, kira yardımı ve ikramiye sözleri ivedilikle yerine getirilmelidir.
  3. İnsani Sınırlar Belirlenmeli: Memur maaşı yoksulluk sınırının, asgari ücret açlık sınırının, en düşük emekli maaşı ise asgari ücretin altında kalmamalıdır.